6. Boğa ve Ayı Eğilimleri & Piyasa Duygusu

Yatırımcılar genellikle belirli hisse senetleri hakkında veya bir bütün olarak ekonominin yönü hakkında farklı görüşlere sahiptirler. Her işlem gününde, farklı beklentiler göz önüne alındığında çeşitli fiyatlarla alım satım yapan iyimser kişilerle ve kötümser kişiler arasındaki mücadeleye benzemektedir. Borsaya temsil ettiği şirketler hakkında var olan tüm bilgilerin bir araya getirildiği söylenir ve bu fiyat olarak kendini gösterir. İyimserler hükmettiğinde, fiyatlar yukarı doğru eğilim gösterir ve boğa piyasasında olduğumuzu söyleriz. Tam tersi olduğunda, ve fiyatlar düşüş eğilimi gösterdiğinde, ayı piyasasındayızdır.

Boğa piyasası, ekonomideki her şeyin objektif olarak iyi çalıştığı zamanlardır: insanlar iş bulur ve işsizlik düşer, ekonomi gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) ile ölçülerek büyür ve hisse senedi fiyatları da yükselir. Bir boğa piyasasında hisse senedi toplamak tartışmasız daha kolay çünkü her şey yukarıya doğru tırmanıyor. Bir kişi iyimser ise ve hisse senetlerinin fiyatlarının yükseleceğine inanıyorsa, ona boğa denir ve yükseliş görünümüne sahip olduğu söylenir. Boğa piyasaları sonsuza kadar sürmez ve hisse senetleri aşırı değerlenirse bazen tehlikeli durumlara neden olabilirler. Aslında, boğa piyasasının ciddi bir biçimi, hisse senedi fiyatlarının yükselen yörüngesinin artık temellerle uyuşmadığı bir balon olarak bilinir ve iyimser düşünce tamamen devralır. Tarihsel olarak balonlar, 1600’lü yılların Lale Çılgınlığı’na kadar uzanır – lale soğanlarının fiyatı o kadar yükselmişti ki, bir tanesi bir evden daha fazla değere sahipti. 2008 Ekonomik Krizi’ne yol açan 2008’deki emlak balonu da buna örnek verilebilir. Gerçeklik, aşırı şişirilmiş fiyatlarla yakalandığında balonlar patlar. Yatırımcıların bir balonun içinde olduklarını tespit edebilmek zor ve ne zaman patlayacaklarını önceden tahmin etmek daha zordur.

Bir ayı piyasası, gayriresmi olarak geniş endekslerde %20 düşüş olarak tanımlanır. Ekonominin durgunluğun içinde ya da yakınında olduğu, işsizliğin arttığı, şirket karının düştüğü ve GSYİH’nin azaldığı zamanlarda ayı piyasaları yaşanıyor. Ayı piyasaları, yatırımcıların karlı hisse senedi seçmelerini zorlaştırıyor. Bunun bir çözümü, hisse senetlerinin fiyatları düştüğünde açığa satış yoluyla kar etmektir. Başka bir strateji, ayı piyasasının sonuna yaklaştığını hissedene kadar kenarda beklemek, sadece boğa piyasası beklentisiyle satın almaya başlamaktır.

Ayı piyasaları, tipik olarak hisse senedi piyasasındaki oynaklığın artmasıyla ilişkilidir, çünkü yatırımcılar genellikle kazançlarını duygusal düzeyde takdir ettiklerinden daha çok kayıplardan korkmaktadırlar. İnsanlar her zaman akılcı katılımcılar değildir – özellikle de para ve yatırım söz konusu olduğunda. Ayı piyasası süresince, fiyatların bazı temel fiyat seviyelerine düzgün veya rasyonel bir şekilde düşmemekte, aksine piyasa katılımcıları panik içinde aşırı tepki gösterirler ve fiyatları makul değerlemelerin altına düşmelerini sağlarlar.

Panik olduğunda korku oluşur. Akılcı olmayan davranışlar yayılabilir ve piyasalar çökebilir. Gelecekteki nakit akışları ile ilgili beklentiler esasen sıfıra düşer ve insanlar gelecekteki büyüme ile ilgilenmek yerine, yatırımları nakit haline dönüştürmekle daha çok endişe duyarlar. Ancak rasyonel yatırım davranışlarının düzelmesi halinde ayı piyasası alt olur. Ayı piyasalarının, uzun vadeli yatırımcılar için nispeten düşük fiyatlarla “satılık” hisse senetleri satın alabilmeleri için büyük fırsatlar olabileceği ve bu da uzun vadeli ufuklar boyunca genel getiriyi artıracağının göstergesidir.

Sonraki Ders: 7. Hisse Senedi Tablosu/Fiyatı Nasıl Okunur?

Sitemize Ücretsiz Abone Olun!

Sitemizde finans ile ilgili yayınladığımız faydalı bilgilerden ve önemli güncel haberlerden anında haberdar olun!

Endişelenmeyin, asla spam göndermeyeceğiz.
Paylaşmak güzeldir...Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0