Geleneksel Kişisel Gelişim Saçmalıklarına Son: Kendinizi Gerçek Anlamda Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Vasat ve geleneksel kişisel gelişim kitapları, seminerleri saçmalıklardan ibarettir. Zaten insanlarımız bunun farkındadır, kişisel gelişim kitaplarından nefret etme sebepleri de buradan kaynaklanıyor. Paraya ihtiyacı olan bir andavallı kolaylıkla kişisel gelişim kitabı yazabilir veya motivasyon seminerleri düzenleyebilir. Genelde verdikleri tavsiyeler şunlardır: Pozitif olun, stresten kurtulun, özgüveninizi geliştirin, çok çalışın, insanlarla güzel ilişkiler kurun vs vs vs… Tüm bunlar zaten bilinen şeyler, ve o kadar da etkili olmayan tavsiyelerdir.

Yanlış anlamayın, oldukça yararlı kişisel gelişim kitapları mevcuttur, genelde bunları başarılı iş adamları deneyimlerini ve bilgilerini kullanarak yazarlar, ve amaçları bu yazdıkları kitaplardan kazanç elde etmek değildir, insanlara yardım etmektir.



Şimdi ise kendimizi gerçek anlamda nasıl geliştirebileceğimize göz atalım. Bu teknikleri kendim yaratmadım, başarılı iş adamlarının tavsiyelerini, onların faydalı alışkanlıklarını dikkate alarak hazırladım.

1. İlgi alanınızla ilgili kitaplar okuyun.

Zaten bunu yapıyorsunuzdur, ancak düzenli kitap okumuyorsanız hemen başlamanızı öneririm. Sadece ilgi alanınızla ilgili kitapları okumak bir müddet sonra sıkıcı gelmeye başlar, bu yüzden kültür, tarih, biyografi (genellikle ilgi alanınızda başarıya ulaşan kişilerin), psikoloji (sağda solda entel gözükmek için değil, insanların davranışlarını çözümlemek için) ile ilgili kitapları da okuyabilirsiniz.

Okunması gereken ilk kitap hızlı okuma ile ilgili olmalıdır. Çünkü zaman oldukça önemli bir şeydir, bir saatte birkaç sayfa okumak istemezsiniz, hızlı okuma becerinizi geliştirdikten sonra birçok sayfa okuyabilirsiniz, hatta bir kitabı bile bitirebilirsiniz.

Okumak istediğiniz kitabı seçerken kitabın adına veya kapağına bakmayın sakın. Yazarını araştırın, gerçekten bu konuda uzman mı öğrenin. Eğer yazarı yabancı ise kitabın ismini amazon’dan aratın, ve bu kitabı okumuş olan kişilerin yorumlarını ve puanlarını inceleyin. Eğer puanı 4 yıldızdan az ise unutun gitsin.

Bir de sağda solda bedava kitap vs. gibi saçmalıklar mevcut, bu tür şeylerden uzak durun. Kitabı sırf bedava olduğu için okumak gerçekten zaman kaybıdır. Eğer kitap alacak paranız yoksa ama her gün bir paket sigara içiyorsanız, sigarayı bırakmak için koşmaya başlayın, sigara için ayırdığınız paraya da kitap alın.

2. Spor yapın

Günümüzde birçok insan gösteriş için spor yapar, bazı kadınlar kalçalarını büyütmek için spor yapar veya spor yaparken çektiği fotoğrafları instagram’da paylaşmak ister. Bazı erkekler de kadınlara çekici görünmek için (ancak ulaştıkları nokta 40 kilogramlık veya 150 kilogramlık arkadaşlarına vücutlarını nasıl geliştirdiğini anlatmaktır) veya korkulmak için vücutlarını geliştirirler ve genelde de vücut geliştirirken çektiği videoları ve fotoğrafları sosyal medyada paylaşmaya bayılırlar. Tüm bu hareketler insanı geliştirmez, kalitesizleştirir.

Spor sağlık için yapılır. Kalori yakmak, yağları eritmek, stresten kurtulmak için yapılır. Disiplin çok önemlidir, eğer kendinizi düzenli spor yapmaya ikna edemezseniz başarıya asla ulaşamazsınız, çünkü kendinizi yönetemiyorsanız başkalarını asla yönetemezsiniz.

Genelde insanlar mücadele etmeyi sevmez, bu yüzden yürüyüş yaparak spor yaptıklarını zannederler. Bu zaman kaybıdır.

Genelde fazla kilolu insanlar spor yapmaktan çekinir, çünkü spor yaparken, özellikle de koşarken komik durumuna düşmek istemezler, göğüslerin ve göbeğin aşağı yukarı oynaması çevredeki kalitesiz ve cahil insanları eğlendirir. Bu yüzden gece yarısından sonra veya sabah gün doğmadan önce koşabilirler, veya koşu bandı alabilirler.

Eğer daha önce hiç koşmadıysanız ilk kez 1 kilometre bile zor gelebilir, fakat bu pek de önemli değildir, ertesi gün 2 kilometreyi rahatlıkla geçebilirsiniz. Ölçmek için ise telefonunuza “Nike+ Run Club” adlı uygulamayı yükleyin.

3. Sağlıklı beslenin

Sağlıklı beslenmenin ilk adımı glikoz şurubu ve trans yağı içeren her türlü yiyeceklerden uzak durmaktır. Eğer dolabınızda bu zehirli maddeleri içeren yiyecekler (örnek vermek isterdim, ancak bu ürünleri üreten dev şirketlerin avukatları ile uğraşmak istemem) varsa hepsini çöpe atın, sakın “neyse o kadar para verdim bunlara, en azından bunları tüketelim son kez” demeyin, hemen atın çöpe. Günün birinde kansere yakalanmak ya da ciddi bir hastalığa yakalanmak, kalp krizi geçirmek veya tekerlekli sandalyeye bağlı kalmak istemezsiniz. Hatta “Supernatural” adlı dizinin 7. sezonu tamamen mısır şurubu ile alakalıdır, belki daha önce izlemişsinizdir, ancak bu asıl konuyu göz ardı etmiş olabilirsiniz.

Tatlılardan da uzak durmanızı öneririm, eğer canınız tatlı çektiyse öncesinde yiyeceğiniz yemek oldukça düşük kalorili olsun (örneğin sebze çorbası, karışık marul veya akdeniz salatası vs), böylece alacağınız kaloriyi dengelersiniz. Fakat un, tahin veya irmik helvası, baklava, tulumba, künefe gibi yüksek kalorili tatlılardan kesinlikle uzak durun.

Evde yemek yaparken zeytinyağı kullanın. Diğer zararlı yağ çeşitlerini sakın kullanmayın, eğer evinizde bu tür yağlar varsa hemen çöpe atın.

Kahveden uzak durun diyemem, ne de olsa kahvenin de yararları vardır, fazla kahve tüketmek veya zehirli maddeleri içeren kahveleri tüketmek intihar etmek gibidir. Şekersiz kahve tükettiğinizden emin olun.

Çay tüketirken de şeker kullanmayın. Eğer şekerli çaya alıştıysanız ilk başlarda çayın tadı acı gelebilir, ancak buna da alışırsınız, ne de olsa çayın asıl tadıdır bu, şeker ise bu mükemmel tadı maalesef kamufle eder.

Kahvaltıda mümkünse bir parça somon füme ve kızartılmış çok tahıllı ekmek tüketin. Bu işinize odaklanmanızı sağlar. Ve yine reçel, tahin pekmez gibi şeylerden de uzak durun.

Klasik beyaz ekmek yerine çok tahıllı ekmek tüketebilirsiniz, biliyorum, bu tür ekmekler biraz pahalıdır, ancak kendi sağlığınıza ve sevdiklerinizin sağlığına önem veriyorsanız bu pek fazla masraf sayılmaz, zaten sağlıklı beslenmeye başladığınızda daha mutlu olacağınız için işlerinizi de büyütebilirsiniz, eğer maaşlı işte çalışıyorsanız bu işinizi bırakıp kendi şirketinizi de kurabilirsiniz. Ne de olsa tüm bu hayatınızı geliştirmek için atacağınız adımlar duygunuzla ilgilidir. Örneğin, herhangi bir konuda ne kadar uzman olursanız olun, eğer mutsuz ve stresli iseniz başarıya asla ulaşamazsınız.

4. Karşı cinsi cinsel obje olarak görmekten vazgeçin

Günümüzde artık herkes her yerden kolaylıkla internete bağlanabiliyor, durum böyle olunca da cinsel içerikli videolar oldukça popüler hale geldi, hatta bu konularla ilgili sosyal medyada komik caps’ler bile paylaşılıyor, bu çok ciddi bir tehlikedir, çünkü çoğu insanlar “baksana, milyonlarca takipçisi olan bu sayfalar bu tür paylaşımları yaptıklarında binlerce, hatta yüz binlerce beğenisi oluyor, demek ki bunlar normal bir şey, izlemekten zarar gelmez” diye düşünmeye başlar. Bu insanlar aslında toplumsal kanıt ilkesine kurban olmuş olurlar. Ve sürekli bu tür videoları izledikleri için artık karşı cinsi cinsel obje olarak görmeye başlarlar. Bu problem insanın kalitesini düşürür.

Bu videoları izlemeyin demiyorum, çünkü bu tavsiyeyi vermek bana düşmez, ne de olsa psikolog veya doktor falan değilim. Ancak karşı cinsi cinsel obje olarak görüyorsanız bu durumdan vazgeçin. Günümüzde bazı genç evli insanlar da bu videolardan vazgeçemiyor, ve bununla da kalmayıp istimna alışkanlıklarından da kurtulmak istemiyorlar, bu durumu eşleri fark ettiklerinde ise ciddi sorunlar yaşanabilir.

5. Kendinizi sürekli geliştirin

Alanınızda kendinizi yeterince yetenekli olarak görüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu durum genellikle kibirden kaynaklanıyor. Alçakgönüllülük ile kendinizi daha da geliştirmeye başladığınızda engellerden kolaylıkla kurtulabilir ve büyük başarıyı elde edebilirsiniz. Hele iş adamı iseniz, bu gelişim süreci asla bitmeyecektir. CEO’lar ortalama haftada bir kitap okurlar. Serveti 75 milyar dolardan fazla olan 87 yaşındaki Warren Buffett bile günde 5-6 saat kitap okumaktadır.

Sadece kitap okumak sıkıcı gelebilir, bu yüzden eğitim setleri de izleyebilirsiniz. YouTube’da ilgili videoları, seminerleri de izleyebilirsiniz. Unutmayın, bir aptaldan bile faydalı şeyler öğrenebilirsiniz. Eğer ingilizce bilmiyorsanız hemen öğrenmeye başlayın, çünkü büyük ihtimalle ilgi alanınızla ilgili kaynakların çoğu ingilizcedir. İngilizcenizi geliştirmenin en iyi yolu, yabancı dizilerin ingilizce altyazılarını Türkçe’ye çevirmektir. Türkçe dublaj filmleri ve dizileri izlemek yerine altyazılı olanlarını izleyin, ve dizide geçen bazı önemli cümleleri evinizde tekrarlayın, sevdiğiniz ingilizce şarkıların sözlerine bakın. İlgi alanınızla ilgili ingilizce forumlara üye olun, diğer üyeler ile konuları tartışın. Zaten Google Çeviri son zamanlarda epey gelişme kaydetti, artık paragrafları, deyimleri bile çevirebiliyor. Sakın ingilizce öğrenmek için saçma sapan kurslara gitmeyin, hiçbir şey öğrenemezsiniz, öğretecekleri şey dilbilgisi ve birkaç kelimedir, onu da internetten kısa süre içinde öğrenebilirsiniz.

6. Kesin hedef belirleyin

 

Nereye gideceğinizi bilmiyorsanız bir yere varamazsınız, fakat sadece hedef belirlemek de yetmez, bu hedefe nasıl ulaşacağınızı da belirlemelisiniz, yani plan yapıp bu plana olabildiğince sadık kalmalısınız. Eğer Tanrı hala canınızı almadıysa bu hayatta gerçekleştirmeniz gereken görevleriniz vardır. Daha önce birkaç kere ölümden dönmüşsünüzdür. Ve buna rağmen hala kesin bir hedef belirlemediyseniz elinize bir kağıt ve kalem alıp hedefinizi ve bu hedefe ulaşmak için bir plan yazmaya başlamalısınız.

7. Meditasyon yapın

Meditasyon sadece dini amaçlar için yapılmaz, meditasyon’un yararları zaten kanıtlanmıştır. Meditasyon yaparak işinize ve hedefinize daha fazla odaklanabilirsiniz, aynı zamanda sizi stresten de korur, sakinleştirir, sıkıntı ve endişelerinizi ortadan kaldırabilir, daha mutlu olmanızı sağlayabilir. Meditasyon kursuna gidip değerli zamanınızı ve paranızı boşuna harcamayın, tek yapmanız gereken evinizde sessiz bir odada gözünüzü kapatarak yerde veya kanepede oturup burnunuzdan alıp verdiğiniz nefesinizin sesine odaklanmaktır. Başka hiçbir şey düşünmeyin, istemeden de olsa sık sık dikkatiniz dağılabilir, fakat bu problem değildir, tekrar nefesinize odaklanabilirsiniz. 15-20 dakika boyunca devam edin. Bilgisayarınızdan veya telefonunuzdan sakin bir meditasyon müziği kısık sesle oynatabilirsiniz, müziğe değil, nefesinize odaklanın, müziğe ise bilinçaltınız odaklanacaktır zaten.

Meditasyon bittikten hemen sonra gözünüzü kapatarak belirlediğiniz hedefi hayal edin, hedefiniz bir lamborghini veneno’ya sahip olmak ise, bu arabayı sürdüğünüzü hayal edin, lamborghini’nin o muhteşem sesi ile birlikte.

Daha sonra ise önceden hazırladığınız olumlama cümlelerinizi sesli okuyun. Örneğin: “Zeki bir girişimciyim”, “Mükemmel ve yaratıcı bir mühendisim”, “Her türlü kanseri tamamen yok edecek bir ilacı geliştirebilirim”, “Kendimi sürekli geliştirmeye devam ediyorum, ve gittikçe daha iyiye gidiyorum”, “Hiçbir finansal veya ekonomik kriz beni alt edemez”, “Sektörümde başarıyı hak eden bir insan varsa o da benim”, “Dünyanın en iyi satranç oyuncusu olabilirim” vs…

8. Cömert olun

Parayı fazla önemsemeyin, bağış yapın, günde 30-40 TL kazanan garsonlara ve kuryelere bahşiş verin (imkanınız varsa cebinizdeki 1-2 lirayı verip de gene cimrilik yapmayın, verin 5-10-20 lira). Tanrı sizi ödüllendirecektir zaten. Örneğin, John D. Rockefeller gelirinin %10’unu bağış yapardı, sokakta yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım ederdi. Cömert bir insan parayı önemsemediği için büyük miktardaki paraları gözünde büyütmez, dolayısıyla bu miktardaki paraları kazanmak onlar için imkansız da değildir.

9. Alçakgönüllü olun

Kibir ve açgözlülük insanın bilincini tamamen yok eder, o artık bir insan değildir, zombiden farksızdır. Bulunduğunuz bölgenin haritasına bakıldığında bir noktadan çok daha küçüksünüz. Sokak köpeklerinden ve kedilerden tiksinmeyin, gidin onları sevin, elinizi sonradan yıkarsınız zaten. Çöp toplayan veya temizlik yapan insanlara selam verin, onlarla konuşun, dertlerini dinleyin, yardım edebiliyorsanız yardım edin onlara, onlardan üstün değilsiniz, onlar da sizden üstün değil zaten. İnsanlarla konuşurken onları dikkatle dinleyin, kendinizden mümkün olduğunca çok az bahsedin. “Sen, siz” kelimelerini “Ben, biz” kelimelerinden çok daha fazla kullanın. Ellerinde ağır poşet taşıyan yaşlı insanlara yardım edin. Babanız araba yıkarken gidip ona yardım edin, tarlada çalışan amcanıza veya dayınıza arada sırada yardım edin, yemek masasını temizlemeye çalışan annenize yardım edin, hatta o tabakları, bardakları kaldırırken masayı siz silin, o evi temizlerken bulaşıkları siz yıkayın. Kısaca alçakgönüllü olun, böylece kişiliğinizin kalitesini daha da geliştirebilirsiniz.

10. Açgözlü olmayın

Aslında bu az önce bahsettiğimiz cömertlik konusu ile aynıdır, fakat açgözlülüğün ne kadar mide bulandırıcı olduğunu, bu hastalıktan nasıl korunabileceğimizi bahsetmekte yarar vardır. Açgözlü insanların sayısı çok fazladır, aslında bulaşıcı bir hastalık olmasa da dolaylı yoldan bulaşabilir, yani bir insanın çevresinde çok fazla açgözlü insan varsa o da eninde sonunda açgözlü olacaktır, bu az önce de bahsettiğimiz toplumsal kanıt ilkesi ile ilgilidir. İş yaparken ortaklarınızın tek kuruş bile hakkını yemeyin, o bunu fark edecektir, sonra da sizden intikam alacaktır. Vergi kaçırmaya çalışmayın, çünkü vergi kaçırarak kimse kolay kolay kurtulamaz. Arkadaşlarınıza arada sırada yemek ısmarlayın, onlarla 50-60 TL’nin lafını etmeyin. Yemek yediğiniz mekanda eğer yemek güzel ise 4-5 TL olan paranızın üstünü almayın. Sokakta peçete satan çocuğa karnını doyurması için 5-10 TL verin. Kardeşinize, yeğeninize falan harçlık verin. Kısaca cömert olun hep.

Cömertlik ve alçakgönüllülük insanı başarıya götüren sihir gibidir. Açgözlülük ve kibir ise felakete götüren lanet gibidir.

Sitemize Ücretsiz Abone Olun!

Sitemizde finans ile ilgili yayınladığımız faydalı bilgilerden ve önemli güncel haberlerden anında haberdar olun!

Endişelenmeyin, asla spam göndermeyeceğiz.
Paylaşmak güzeldir...Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn27