John D. Rockefeller’den İş Dünyası Dersleri

25 yaşında, John D. Rockefeller, Amerika’nın en büyük petrol rafinerilerinden birini yönetiyordu.

31 yaşında, dünyanın en büyük petrol rafinerisi haline geldi.

38 yaşında, ABD’de rafine edilen petrolün %90’ına hakim oldu.

58 yaşındayken emekli olduğu dönemde Amerika’nın en zengin adamıydı.

Öldüğünde dünyanın en zengin adamı haline geldi.

Rockefeller’in petrol endüstrisinin hâkimiyetini kazanmış ve servetini toplamış olduğu metodoloji uzun zamandır tartışma konusu olmuştur. Zamanın öfkesine ve karakterinin yargılanmasına göre değişimli olarak dikkat çekmiş ve ayıplanmıştır.

Eleştirmenler için Rockefeller, haksız yere rekabeti ezip kötü niyetli bir tekel yaratan acımasız ve açgözlü bir kapitalistti. Savunuculara gelince, kendine has bir adamın idealini şekillendiren, uçucu bir endüstriyi istikrara kavuşturan, istihdam yaratan, petrolün fiyatını düşüren (Standard Oil’in ömrü boyunca fiyatları %80 düşürmüştür) ve tarihin en büyük hayırseverlerinden biri olan bir ticari dehadır (kar elde etmediği tek dönemi bile olmamıştır, ekonomik durgunluklarda bile yükselmiştir).

Aslında Rockefeller’in önde gelen biyografi yazarı Ron Chernow’un söylediği gibi “Tarih nadiren böyle çelişkili bir figür üretmiştir”.

Rockefeller oldukça tutumluydu. Toplumun geri kalanı başarılarını göstermeye çalışırken, Rockefeller böyle bir girişimde bulunmaktan kaçınmıştır. O kimseden daha iyi olmaya çalışmıyordu.

Ancak, borç almıştır. Rafineri işinin nasıl yürütüleceğini fark ederek işini büyütmek için büyük miktarda borç almayı sürdürmüştür.

Disiplinsiz yaşam alanlarında bile disiplinliydi.

Rockefeller’den basit ama çok önemli dersler alabiliriz ve yeterince cesur olursak, bunları kendi hayatlarımızda muazzam zenginlik yaratmak için kullanabiliriz.

1. Önemsiz insanların istekleri tarafından tuzağa düşürülmeyin.

Çoğumuzun hayatta izlediği, hedeflerimiz, düşlerimiz, yaşamak istediğimiz statü, bir tuzaktır. Gerçek bir değer sunmaz. Bize hiçbir anlam ve amaç sunmaz ve başkalarına kendimizden bir şeyler vermemizi engeller.

Biz sahip olmak istiyoruz, üretmek istemiyoruz. İstediğimiz şeylerin görüntüleri hayatımızın her köşesinde sergileniyor. Kendimizi komşularımızla, arkadaşlarımızla, takip ettiğimiz insanlarla ya da sosyal medyada arkadaş olduğumuz kişilerle kıyaslıyoruz.

İstediğimiz şeylerin çoğu aslında önemli değildir. Elbiseler, arabalar, evler, tekneler, bunların hiçbiri önemli değildir. Rockefeller bunu derinden biliyordu. Bu tür şeyleri küçümsemiştir. Özenli partilere ev sahipliği yapmadı ya da gösterişli bir şey satın almadı.

Rockefeller herkesin göremediği büyük resmi gördü.

En sevdiği kurallarından biri de şuydu “şu anda tasarruf etmek, daha sonra tasarruf etmekten daha iyidir”. Bunu yapmanın en iyi yolu parayı tam olarak neye harcadığınızı bilmektir, aynı zamanda faydalı ve faydasız harcamaları fark edebilmektir.

Faydalı harcamalara örnek vermek gerekirse, önemli iş adamlarının seminerlerine katılmak, onların kitaplarını okumak ya da işinize para yatırmaktır. Diyelim ki 50 bin TL biriktirdiniz, ve hayalinizdeki arabayı satın almak istiyorsunuz. Fakat bu gereksiz ve faydasız istekten vazgeçip araba kiralarsınız, kalan parayı da işinize yatırırsınız, böylece başarı için adım atmış olursunuz. Çünkü adı üstünde, bu bir araçtır, sizi A noktasından B noktasına götürür, işiniz için prestije ihtiyacınız varsa, az önce dediğim gibi, kiralarsınız, gidip de çirkin bir araba alın demiyorum.

2. Daha hızlı büyümek için borç alın.

“İş hayatımdaki en zor sorun, gerekli miktarda para verildiğinde yapmak istediğim ve yapabileceğim her işi yapmak için yeterli sermayeyi elde etmekti.” – Rockefeller

Adam borç alıyordu. İşini daha hızlı büyütmek için araç olarak sık sık borç alıyordu. Borç almak her zaman risklidir, borçlarınızı ödemede sorun yaşamadığınız sürece borç almak mantıklıdır – Rockefeller bu konuda son derece iyiydi.

Zirveye ne kadar hızlı ulaşırsanız kendi operasyonunuz ve endüstriniz üzerinde daha fazla kontrole sahip olursunuz. Yavaş ve istikrarlı büyümek güzeldir ama etkili bir planınız varsa, şu anda sahip olduğunuz sermayeyle yapamayacağınız şeyleri yapabilmek için borç almak akıllıca bir fikirdir. Rockefeller kendi organizasyonundaki her şeyi kontrol etmek için kredilerden faydalanmıştır.

3. Gelir ve giderleri kontrol edin.

Bir defter tutun. Harcadığınız ve kazandığınız her kuruşun kaydını tutun, 13,50 TL’ye dürüm mü yediniz, harcamalara kaydedin, ürün veya hizmet satarak bugün sabah 123,40 TL mi kazandınız, gelir olarak kaydedin (o 40 kuruşu da eklemeyi unutmayın). Bunun için cep telefonu uygulamaları mevcut, benim kullandığım ise “Spending Tracker”. Sakın şirketinizin muhasebe defteri ile karıştırmayın, o muhasebecinin görevidir.

Buradaki amaç ise geleceğinizi kontrol etmektir, diyelim ki geçen ay kıyafet alışverişi için 2000 TL harcadınız, biftek, antrikot, siyah havyar, küba purosu için 5000 TL harcadınız, hafta sonları ailenizle ve arkadaşlarınızla pikniğe gidip pahalı bir mangal partisi düzenlediniz, ancak kendinizi ve işinizi geliştirmek için sadece 1500 TL ayırdınız, büyük ihtimalle 5 yıl sonra da hala aynı durumda ya da daha da kötü durumda olacaksınız. Defter tutmasaydınız, bu kadar aptalca harcamalarınızın farkında olmazdınız belki de.

Rockefeller de böyle bir defter tutardı. Milyonlarca dolar kazandıktan sonra, asıl defterini en değerli eşyalarıyla birlikte güvenli bir yerde saklardı.

Tam olarak nasıl para harcadığınızı bilmiyorsanız, kurtulmanız gereken alışkanlıklardan haberiniz olmaz. Her harcamanızın kaydını tutun, ve kesintiler ve iyileştirmeler yapabileceğinizi görmek için gözden geçirin. Parayı nereye harcadığınızı bilmek, özellikle Rockefeller’i örnek olarak kullanırsak, tasarruf yeteneğinizde belirgin bir rol oynamaktadır.

4. Saatlerce çalışmayın, etkin çalışın.

Çalışkan olan Rockefeller, iş molalarını mesai saatlerine göre ödüllendirirdi.

“Bütün gün çalışan birinin para kazanacak vakti yoktur.” – John D. Rockefeller

Etkililik kraldır. Çalıştığınız saatler önemli değildir, hallettiğiniz işler önemlidir. İş molaları, dışarıya çıkma, kendinize vakit ayırma, kaliteli iş yapma kabiliyetinizi geliştirir. Aynı zamanda sizi stresten de korur.

Sürekli meşgul olan insanlar nadiren başarılıdırlar.

5. Değerlerinizle uyumlu olmayan insanlardan kurtulun.

Rockefeller, değerlerini paylaşmadığı insanlarla ortaklık kurdu. Büyümek için borç almak istemediler. Riskten hoşlanmazlardı, yine de saçma şeylere para harcamaya bayılırlardı. Hepsinden aynı anda kurtulmadı, ama zamanı geldiğinde onların tüm hisselerini ele geçirdi.

Sabırlı, analitik ve metodikti. Onları elinden geldiğince kullandı, sonra da onları şirketten uzaklaştırmak için hızlıca harekete geçti, satın alma işleminde piyasa değerinden daha fazlasını ödedi, fakat bu, onu dünyanın en zengin adamı olmaya teşvik eden bir hareketti.

Bu tür insanlardan aynı anda hepsinden kurtulmanız gerekmiyor. Doğru zamanı bekleyin.

6. Başarıyı küçümsemeyin.

Başarıya ihtiyacı olmayan bir toplumda yaşıyoruz. Rockefeller, kendi hayatının üzerinde güç sahibi olmak ve ailenin geçimini sağlayabilmek için başarının bir zorunluluk haline geldiği bir dönemde yaşıyordu.

Kendilerini keşfetmeye çalışan aptal hippilerin saçmalıklarından uzak durun. Kendinizi, önemli bir şey, miras, şirket, eser yaratarak geliştirin.

7. Her zaman insanlara iyi niyetle davranın.

Rockefeller dindar bir hristiyandı. Karşısına çıkan her insana nezaketle davranırdı.

8. Bağış yapın.

“Bağış yapmak yatırım yapmak gibidir. Bağış yatırımdır.” – John D. Rockefeller

Rockefeller herkesin bildiği gibi hayırseverdi. Hiçbir şeyi olmadığında da bağış yapardı. Sonra milyonlarca dolar kazandığında daha çok bağış yapardı. Sokaklarda yürürken insanlara para dağıtırdı.

En kısa sürede, tüm gelirinin %10’unu dağıtmaya başladı. Hayır kurumlarına, serbest bırakılmış kölelere, kiliselere bağışta bulundu. Kazandığı parayı kendisinin değil, bir hediye olarak gördü, karşılığının ödenmesi gerektiğine inanıyordu.

9. Başkaları kaybettiğinde kazanın.

“Daima her felaketi fırsata çevirmeye çalıştım.” – John D. Rockefeller

Başkaları düştüğünde kalkın. Negatif olduklarında pozitif olun. Dinlendiklerinde çok çalışın. Cesaretleri kırıldığında daha yüksek hedefler belirleyin. Başkaları sadece felaket gördüğünde siz fırsatı bulun.

Servetler felaketlerden yapılır.

Çoğunluk sattığında, çok az insan satın alır. Herkes kargaşa ve panik içindeyken, fırsat aramalısınız.

Fırsat yaratmak çoğu zaman bir bakış açısının bir seçimidir, bir bulmacayı çözmek için yapılan bir girişimdir. Çoğu insan bu bulmacayı asla çözmeye çalışmaz, yalnızca neyin yanlış olduğunu görürler. Felakette kaybolurlar ve gizli fırsatları hiçbir zaman fark etmezler.

10. Geliriniz için kendinize güvenmeyin.

“Kendi çabalarımın %100’ünden çok 100 kişinin çabalarının %1’ini kazanmayı tercih ederim.” – John D. Rockefeller

Tek başınıza iş yaparak zenginleşmeye çalışmak aptalca bir fikirdir. Doğru insanları işe alın ve onları etkin bir şekilde yönetin. Bu arada küçük bir tavsiye, sakın romantik veya buna benzer ilişkiler için güzel bir sekreteri veya asistanı işe almayın.

Sitemize Ücretsiz Abone Olun!

Sitemizde finans ile ilgili yayınladığımız faydalı bilgilerden ve önemli güncel haberlerden anında haberdar olun!

Endişelenmeyin, asla spam göndermeyeceğiz.
Paylaşmak güzeldir...Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn295